Ay’ın Karanlık Yüzü Efsanesi

Ay’ın Karanlık Yüzü Efsanesi

Ay’ın Karanlık Yüzü ;
Ay’ın Dünya’dan bakıldığında görülemeyen tarafı için halk ve medya tarafından sıklıkla kullanılan, oldukça popüler olan bir ifadedir Ay’ın karanlık yüzü. Karanlık olduğu, görülemediği ve bilinmediği düşünüldüğü için UFO’cuların ve komplo teorisyenlerinin gözdeleri arasındadır. Fakat genelde bilim insanları tarafından kullanılan bir ifade değildir, daha da önemlisi bilimsel makalelerde böyle bir ifadeye rastlanmaz.
Dünya ile Ay, yerçekimsel kitlenmede oldukları için biz Dünya’dan sadece Ay’ın bir yüzünü görüyoruz. Göremediğimiz tarafının ise Güneş ışığı almadığı düşüncesi aklımıza gelebilir. Ay’ın kendi etrafında dönen bir gök cismi olduğunu unutmamamız gerekiyor. Ay 1,54° yörünge eğikliği ile kendi etrafında döndüğü için yüzeyinde her bölge zamanla Güneş’e bakar ve Güneş ışığı alır. O yüzden bu bölgeyi tanımlarken Ay’ın karanlık yüzü demek yerine; Ay’ın arka yüzü veya Ay’ın uzak tarafı denilmesi daha doğru olmakta. Ay’ın karanlıkta kalan bir yüzü yok. Kesin bilgi, yayalım. biz Dünya’dan baktığımızda Ay’ın arka tarafını göremiyorsak, Ay’ın arka tarafından da Dünya gözükmüyor.

Ay’ın Arka Tarafı:
Ay’ın etrafında dönen bu uzay araçları, Ay’ın arka tarafına geçtiklerinde Dünya ile iletişim kuramamaktalar. Apollo görevlerinde, servis modülü uzay aracı Ay’ın arka tarafındayken ateşlenirdi ve uzay aracı tekrar görünür olana kadar Houston ile iletişim içinde olamazlardı. Dünya’daki kontrol ekibinde çalışanlar iletişimin olmadığı bu önemli dakikaların oldukça gerilimli geçtiğini söylerler. Ay’ın arka yüzüne iniş yapılmamasının ana nedeni de aslında budur. İletişimin olmaması, görev kontrolünde bir aksilik çıkması ihtimalinde yönlendirici müdahalede bulunma şansını yok eder.

Ay’ın Ön ve Arka Yüzü
Ay’ın ön ve arka yüzünün jeolojileri birbirlerinden oldukça farklıdır ve bu en ilginç özelliklerinden biridir.Ön yüzeyinde çokça gördüğümüz, yüzde 31′ini kaplayan koyu renkli düzlüklerden arka tarafta pek yoktur. Sadece yüzde 1‘lik yer kaplarlar. Yüzeye çarpan göktaşının şiddeti, dış kabuğu kırmaya yettiği zaman, sıvı olan iç yüzey yani lavlar ortaya çıkar ve katılaştığı zaman daha düz bir yüzey oluşturur. Bu bazaltik kısım, yüzeydeki yükseltilere göre demir içeriği bakımından çok zengin oldukları için koyu renkli gözükmektedirler. Eski astronomlar bu yüzey yapılarını gerçekten deniz sandıkları için latincede deniz anlamına gelen mare (çoğulu maria) adını vermişlerdir. Ayın gördüğümüz Tarafı ve göremediğimiz tarafı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir