Giordano Bruno (Bruno)

Giordano Bruno (Bruno)

Bruno, Giordano Bruno ya da Filippo Bruno. Soylu bir ailenin çocuğu olan Bruno Filozof ve aynı zamanda gökbilimcidir. 1548 yılında İtalya’nın Nola kasabasında dünyaya geldi. On dört yaşındayken Dominiken tarikatına girdi. Şiir ve edebiyata ilgisi vardı. Soylu bir aileden gelsede rahat bir yaşamı olmadı sürekli gezdi. Gezmek zorundaydı. Kaldığı yerlerde kafir ilan edilirdi çünkü fikirleri kilise dogmalarına ters düşerdi yaptığı konuşmalarla alay konusu olurdu hatta deli olduğu söylenirdi. Ölümü de hayatın gerçekleri gibi zorlu oldu.

1543 yılında Kopernik’in kitabı ölümüyle birlikte yayınlandı, dünyayı geziye çıktı. Karşılaştığı birçok insanın fikirlerine etki etti. Bu insanlardan biri de genç papaz Giordano Bruno’ydu Bruno Dominiken tarikatına üye idi. (Domininken tarikatı 1216 yılında kurulmuş bir dini örgüttür) Manastırdaki kaldığı küçük hücresinde birçok kitap bulunurdu. Bu kitapların kimisi gizli saklı yerlerde kimisi herkesin ulaşabileceği yerlerde göz önünde olurdu.

Edebiyata ilgisi olduğunu söylemiştik. Edebiyata ilgisi olduğu kadar kilisenin yasaklamış olduğu kitaplara karşı da ilgisi vardı. Baskıyı sevmezdi dik kafalıydı fikirlerini başka insanlara anlatmaktan asla çekinmezdi. Papaz olmasına rağmen yazdığı şiirler şaşırtıcı, bir papaz için fazla uç ve ters şeylerdi. İyi de madem öyle Bruno neden böyle bir tarikatın içinde dahil olmuştu? Bunun cevabı Bruno’nun inatçı ve meraklı kişiliğinde yatıyor. Bruno bir bilim ve kitap kurduydu. Bir manastır kütüphanesinde istediğinden fazla kitap bulabilirdi sadece bilim aşkı için hayatından bazı şeyleri taviz vermeye henüz on dört yaşında başlamıştı bile. Üzücüdür, verdiği tavizler bununla sınırlı kalmayacaktı…

Yıllar geçiyor Bruno’da bu yıllarla birlikte bilgisine bilgi katıyordu. Bir kitaptan ötekine atlıyor Dünya’yı turluyor zaman yolculuğu yapıyordu. Fakat Zaman zaman manastır duvarları Bruno için çekilmez bir hal alıyordu buraya ait olmadığını kalbinin derkinliklerinde hissediyordu. Manastır havası solumak, tesbih çeken eller görmek acı veriyordu. O buraya ait olmadığını biliyordu ama bunu bilen tek kişi Bruno değildi.

Davranışlarından ötürü manastırdakiler tarafından dinsiz olduğu düşünülüyordu ancak henüz kendisine müdahale eden olmamıştı.

Papaz olduğu sıralarda bilginlerle tanışıyor, tartışıyor yasaklı kitapları alıp okuyordu. İşte böyle günlerden birinde eline Kopernik’in kitabı geçti. Kopernik’in sisteminden çok etkilenmişti ancak bunu böyle sınırlandırmaya hiç niyeti yoktu. Daha büyük düşündü hemde o dönem için çok büyük. Neden kendini bir kubbeyle sınırlasaydı ki? Evet oraya fiziksel olarak çıkamazdı ancak çıkmanın bir yolu muhakkak olmalıydı. Bu yol öyle bir yoldu ki insanı ağaçlardan alıp uzayın engin boşluğuna fırlatmıştı. Bu yol düşünmekti sadece düşünmek. Bruno işte duvarları böyle yıktı. Evren sonsuzdu bizden başka dünyalar vardı. Sonsuz sayıda Güneşler gezegenler vardı.

Yine tahmin edebileceğiniz gibi bu düşünceler İtalya’da ki kilise tarafından büyük tepki topladı. Hakkında suçlamalar yapıldı. Bu sıralarda İngiltere’den Oxford üniversitesinde konuşma yapması için teklif yapıldı. Bruno bu teklifi büyük umutlarla kabul etti. Etti etmesine ama iş hiç beklediği gibi sonuçlanmadı. Pek çok yerde olduğu gibi burdada kafir ilan edildi. Fikirleriyle alay edildi. İtalya’ya geri döndü Hakkında yapılan suçlamalardan ötürü engizisyon mahkemeleri tarafından tutuklandı. Eğer fikrinden dönerse idamının iptal edileceği söylendi Bruno bu teklifi kabul etmedi. Hakim idam kararını açıkladıktan sonra Bruno şu sözü söylemiştir;


“Ölümümü bildirirken siz benden daha çok korkuyorsunuz”

-Giordano Bruno

Kimi çevrelerin Bilim Adamı olarak saymadığı Bruno. Kilisenin verdiği idam kararıyla Bruno Campo dei Fiori meydanında 17 Şubat 1600 tarihinde kazığa bağlanarak diri diri yakıldı. Bu olay da böylece bilim tarihimizde yer etti.

Bruno’nun yakıldığı yerde bulunan heykeli

Emir Aksu
Latest posts by Emir Aksu (see all)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir