Tunguska Olayı

Tunguska Olayı

30 Haziran 1908 gününün erken sabah saatlerinde Orta Sibirya göklerinde seyretmekte olan kocaman bir alev topu göründü. Yerle temas etmesiyle birlikte 2000 kilometrekarelik bir ormanlık alanı yerle bir etti. Dünyayı iki kez dolaşan bir atmosferik şok yarattı.

Rusya’daki çarlık hükümeti Sibirya’nın az gelişmiş Tunguska bölgesindeki bu önemsiz olayla ilgilenecek değildi elbet. Sovyet Devrimi’nden 10 yıl sonra, olay yerini incelemek üzere bir heyet gitmişti. Oradaki görgü tanıklarının ifadeleri şu şekildeydi;

“Sabahın erken saatlerinde çadırda herkes uyurken, birden içindeki insanlarla birlikte çadır havaya uçtu. Tekrar yeryüzüne düştüklerinde aile bireylerinin tümü ufak tefek yara bere almıştı. Fakat Akulina ile İvan bayılmışlardı. Kendilerine geldiklerinde, büyük bir gürültü duydular ve çevrelerinde ormanın yanıyor olduğunu gördüler.”

“Sabanımın yanı başında kahvaltımı ederken tüfek patlaması gbi sesler duydum. Atım dizleri üstüne düştü. Ormanın üzerinden kuzeyden bir alev yükseldi.. Sonra ormanın rüzgar tarafından büküldüğünü gördüm. Bir kasırga diye düşündüm. İki elimle birlikte sabanıma yapıtım. Uçup gitmesin diye. Rüzgar öyle güçlüydü ki, yerin yüzeyinden toprak söküp götürdü. Ardından kasırga Angara’dan hortumla çeker gibi yoğun bir su kitlesi emdi. Bütün bu olup biteni gayet açık seçik izleyebildim çünkü toprağım bir bayırdaydı”

“Gürültü atları öylesine korkuttu ki, bazıları panik içinde dört nala koşmaya başladılar. Sabanları ayrı ayrı yönlere sürüklüyorlardı. Atlardan bazıları da yere yıkıldılar”

“Alev gözden kaybolunca, tüfekten çıkan seslerden daha büyük gürültüler koptu. Yerin sarsıldığı hissedilebiliyordu. Pencere camları da şıngırdıyordu.”

İşte bu olay “Tunguska Olayı” olarak bilinir. Bazı bilimciler, zıt zerrecikli bir madde parçasının (anti-maddenin) yeryüzündeki maddeyle çarpışınca, parçalanıp gamma ışınları biçiminde ortadan kaybolduğu görüşünü savundular. Fakat geçtiği yerde radyoaktivite bulunmayışı bu açıklamayı boşa çıkarıyor. Bazı bilginler de küçük bir kara deliğin Sibirya’nın doğusundan geçip gittiğini savunuyorlar. Yerküre dışı bir uygarlığa ait bir uzay aracının bozulması yüzünden gelip çarpması da söz konusu olabilir, fakat böyle bir aracaın herhangi bir parçasının izine rastlanmadı. Bu iddiaların hepsi kanıttan yoksundur.

Tunguska olayının kilit noktası, büyük bir patlamayla dev bir şok dalgasının olması ve büyük bir orman yangını başlatmasıdır. Ve bütün bunlara karşın, olay yerinde çarpmaya ilişkin herhangi bir krater izi yoktur. Aslında bu olayların nedenine uygun tek bir açıklama vardır:

1908 yılında bir kuyrukluyıldızdan gelme bir parça yeryüzüne çarpmıştır. Krater açmayabilir. Çünkü atmosfere girişte buzlar eriyebilir ve kuyrukluyıldızdan geriye tanınabilecek pek az parça kalır, belki de bunlar buzlu olmayan bölümünün küçük taneleri olabilir. Sovyet bilgini E.Sobotoviç, Tunguska bölgesine yayılmış çok sayıda küçük elmas parçaları saptamıştır. Sonuç olarak kuyrukluyıldızdan gelme bir parçadır.

Carl SAGAN- Cosmos

Emir Aksu
Latest posts by Emir Aksu (see all)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir